Turkcell'den çevreci politikalar
Turkcell Genel Müdürü Ciliv, çevreyle ilgili projeleri adım adım hayata geçireceklerini belirtti.
Turkcell çevreciliği bir iş yapış biçimi olarak benimsediğini ve sürdürülebilir çevreci uygulamalar ile alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapacağını açıkladı. “Teknolojide olduğu gibi, toplumda çevre bilincinin yaygınlaştırılması konusunda da liderlik yapmak hedefiyle kolları sıvadık” diyen Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, çevreyle ilgili projeleri adım adım hayata geçireceklerini belirtti.
Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell; bayileri, iş ortakları, çalışanları ve tüm paydaşlarıyla birlikte toplumda çevre bilincini artırmak hedefiyle uyguladığı çevreci politika ve projeleri kamuoyuyla paylaştı.
Tepebaşı Plaza’da gerçekleştirilen basın toplantısında, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda Turkcell’in çevre perspektifi, atık kontrolü, alternatif enerji kaynaklarına yatırım, çevreci ofis uygulamaları ve çevreci servisler konularında bilgi verildi.
Toplantıda kısa bir açılış konuşması yaparak “Teknolojide olduğu gibi, toplumda çevre bilincinin yaygınlaştırılması konusunda da liderlik yapmak hedefiyle kolları sıvadık” diyen Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv; “Çevreye değer veriyoruz çünkü gelecek nesillere değer veriyoruz. Çevreciliği bir iş yapış modeli olarak şirketimizin tüm birimlerine ve paydaşlarımızla ilişkilerimize yansıtmaya başladık. Uzun ve zor bir yola girdik ama kararlıyız. Bu sürece, aşamalı olarak bütünsel bir yaklaşımla bakıyoruz ve çevreyle ilgili projelerimizi adım adım hayata geçireceğiz” dedi.
Sosyal Sorumluluk Bilinciyle Çevreci Politikalar
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’den sonra söz alan ve Turkcell’in sürdürülebilirlik ve çevre perspektifini açıklayan Turkcell Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler ise “Turkcell olarak sosyal sorumluluk bilincimizle çevreci politikaları benimsiyor, destekliyor ve uyguluyoruz. Çalışanlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız, tedarikçilerimizle birlikte toplumda çevre bilincini artırmak amacıyla yola çıktık. Artık şirket içi operasyonlarımızda tüm kaynaklarımızı daha tasarruflu kullanmaya özen gösteriyoruz. Sürdürülebilir çevreci uygulamalara ve alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapma arzusundayız. Ayrıca iletişim ve teknoloji alanındaki yetkinliklerimizi kullanarak yenilikçi ürün ve servislerle çevreye ve müşterilerimizin hayatına değer katmayı hedefliyoruz” dedi.
Toplantıda Turkcell içinde başlatılan ve kısa bir süre içerisinde grup şirketlerini, bayileri, tedarikçileri, iş ortaklarını ve müşterileri kapsayacak şekilde gerçekleştirilecek çevreci çalışma ve uygulamalarla ilgili de bilgiler verildi. Turkcell bünyesinde farklı fonksiyonlardan çalışanların katılımıyla oluşturulan çevre çalışma grubunun liderliğini üstlenen Turkcell Çalışan İlişkileri Yönetimi Bölüm Başkanı Meltem Kalender çalışmanın detaylarını katılımcılarla paylaştı.
Şebeke ve Rüzgar Enerjisini Birleştiren İlk Baz İstasyonu
Bugüne kadar alınan aksiyonların mütevazı bir başlangıç oluşturduğunu belirten Kalender, şebeke ve rüzgar enerjisini birleştirerek çalışan ve dünyada bu alanda ilk uygulama olan istasyonların tamamen Turkcell’de çalışan mühendislerin bilgi birikimiyle üretildiğini ifade etti. Şu anda 8 istasyonda pilot uygulaması yapılan proje yıl sonunda 200 baz istasyonunu kapsayacak ve sayıları giderek artacak. Ayrıca istasyonların soğutmasında kullanılan “pasif soğutma sistemi ve invertörlü klima uygulaması” da enerji tasarrufuyla dikkat çeken projeler arasında yer alıyor. Bu projelerle ilk yıl için toplamda 10.7 Milyon kWh enerji tasarrufu bekleniyor. Bayilerde gerçekleştirilen dijitalleşmeyle ve dijital tanıtımlarla tonlarca kağıdın kazanıldığını belirten Meltem Kalender, Turkcell’in tüm kontör kartların poşetlenmesi uygulamasından vazgeçerek plastik kullanımını %95 oranında azalttığını ifade etti.
Turkcell Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, 2009 yılında çevreye yönelik yatırımlara 10 milyon dolar yatırım yaptıklarını bildirdi.
Turkcell'in çevre politikası, hedefleri ve geliştirdiği yeni çevreci uygulamalara ilişkin olarak Tepebaşı Plaza'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztürkler, yıllık 26 milyar tona ulaşan karbon salınımı miktarı, küresel ısınma gibi gelişmelerin çevre üzerinde yarattığı tahribata ilişkin bilgi verdi.
Turkcell'in sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde, mevcut ihtiyaç ve beklentilere çözüm getirirken, geleceğin ihtiyaç ve beklentilerinin öngörülmesi ve bunların riske atılmaması yaklaşımını benimsediklerini belirten Öztürkler, sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik anlamında sosyal sorumluluk bilinciyle çevreci politikaları benimseme, destekleme ve uygulama; şirket içi operasyonlarda tüm kaynakların tasarruflu kullanımına özen gösterme; sürdürülebilir çevreci uygulamalara ve alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapma gibi taahhütleri yerine getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Öztürkler, çevre politikalarını Turkcell çalışanları, grup şirketleri, bayiiler, iş ortakları, tedarikçi ve müşterilere yaymak üzere çalışacaklarını kaydetti.
'SOSYAL SORUMLULUK BÜTÇEMİZ AZALMADI, ARTTI'
Toplantıda soruları da yanıtlayan Öztürkler, eski telefonların toplanmasına yönelik olarak bayiilerinde teslim yerleri oluşturacaklarını, bu konuda müşterilere yönelik teşviklerinin de olacağını kaydetti.
Öztürkler, ''2009 yılında bu tür çalışmalara 10 milyon dolar yatırım yaptık'' diyerek, ayrıca sosyal sorumluluk çalışmalarına ayırdıkları bütçenin de bu sene azalmadığını, aksine arttığını belirtti.
Halihazırda 16 bin kadar baz istasyonları bulunduğunu söyleyen Öztürkler, ''Sene sonu itibariyle 18 bin civarına gidiyor olacağız'' dedi.
-200 BAZ İSTASYONUNDA RÜZGAR ENERJİSİ-
Turkcell bünyesinde oluşturulan çevre çalışma grubunun liderliğini üstlenen Turkcell Çalışan İlişkileri Yönetimi Bölüm Başkanı Meltem Kalender de, şirket içinde başlatılan çevreci çalışma ve uygulamalarla ilgili bilgileri paylaştı.
Kalender, baz istasyonları kulelerinde ilk şebeke destekli rüzgar türbini uygulamasını hayata geçirdiklerini belirterek, sene sonunda 200'e ulaşacak baz istasyonundaki uygulama ile istasyonların enerjisinin yüzde 65-70'inin rüzgar enerjisi ile karşılandığını bildirdi.
Halihazırda 4 bin baz istasyonunda uygulamaya başladıkları inventörlü klima ve pasif soğutma sistemlerini tüm istasyonlarına yaymayı planladıklarını kaydeden Kalender, bu uygulamalarda 2009 yılında yüzde 4,7 tasarruf hedeflediklerini, bunun da 7 bin 500 ton daha az karbondioksit salınımı anlamına geldiğini dile getirdi.
''90 BİN TELEFON GERİ KAZANILACAK''
Kalender, bilgi teknolojilerinde, veri merkezlerindeki sunucu konsolidasyonu ve sanallaştırma projeleri ile 2009 yılında yüzde 11,4 tasarruf sağlanmasının ve 3 bin 150 ton daha az karbondioksit salınımının hedeflendiğini kaydetti.
İç operasyonlarda sağlanan tasarrufa ilişkin de bilgi veren Kalender, elektrikte ilk 6 ayda 800 bin kWh, tasarruflu musluklarda yüzde 30 az kullanım ile ilk 6 ayda 14 bin metreküp, arıtma tesis kullanım suyunda yüzde 35, geri dönüşümle 5,5 ton kağıt, arkalı/önlü çıktı ile yüzde 30 kağıt tasarrufu sağlandığını belirtti.
Kalender, yüzde 33'e ulaşan dijital kontör satışı ile 45 ton kağıt, dijital föy ile 42 ton kağıt, e-fatura kullanan abone sayısının 1,8 milyona çıkmasıyla 164 ton kağıt tasarrufunda bulunulduğunu bildirerek, telefon kazanım projesi ile de 90 bin telefonun geri kazanımının hedeflendiğini dile getirdi.
Orman yangın takip, atık yönetim çevre kontrol merkezi sistemi, araç takip, seramatik, su sayaçlarına telemetri servis, m-learning, mobil imza gibi çevreye duyarlı servis ve çözümlerini de sıralayan Kalender, 11 milyon kere kullanılan İBB cep trafik ile 1 milyon saat daha az yolculuk yapıldığını, bunun da 1,4 milyon litre benzin tasarrufu anlamına geldiğini kaydetti.
Toplantıda, baz istasyonlarının elektromanyetik etkisini azaltacak çözümler üzerine de çalışıp çalışılmadığına ilişkin olarak, elektromanyetik alanların azaltımının temel yolunun baz istasyonlarının sayısının artırılmasından geçtiği kaydedildi.
Ayrıca verilen bilgiye göre, rüzgar enerjisinden faydalanılan baz istasyonlarında, şehiriçi uygulamalarda çatı alanlarının güneş enerjisi üretimi için kullanılmasına yönelik projeler de bulunuyor.
